-->

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Altın Çilek’in zayıflatıcı etkisi yok!

Altın Çilek'in kanıtlanmış hiçbir zayıflatıcı ve yağ yakıcı etkisi bulunmuyor! Beslenme Uzmanı ve Yaşam Koçu Gizem Tutar Altın çileğin olgunlaşmamış meyvesinin Avustralya'da zehirli olarak bilindiğini söyleyerek, medyada sık sık görmeye başladığımız "zayıflamanın mucize formulü" olarak lanse edilen Altın Çilek'in bilimsel olarak kanıtlanmış hiçbir zayıflatıcı ve yağ yakıcı etkisinin olmadığını belirtti. 
Hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıkları giderek şişmanlayan bir nesil yaratıyor. Zaman içinde biriken bu aşırı kilolar fiziksel ve psikolojik birçok hastalıklara yol açıyor. Yazın da yaklaşmakta olduğu bugünlerde kimileri fazlalıklarından biranda kurtulmanın, kimileri de sporsuz ve diyetsiz zayıflamanın yollarını arıyor. Hal böyle olunca, "şişko mu-obez mi" tartışmalarının da gündemde olduğu bugünlerde ortalıkta bir takım "altın anahtarlar ve mucizevi formüller" dolaşmaya başlıyor. Sağlıklı zayıflamanın ve sağlıklı yaşamanın yolunun doğru beslenmekten ve düzenli egzersiz yapmaktan geçtiğini belirten Tutar'lı Diyet'in beslenme uzmanı ve yaşam koçu Gizem Tutar, ünlülerin altın formülü "Altın Çilek" hakkındaki doğru sandığımız yanlışlara açıklık getiriyor.
ALTIN ÇİLEKLE ZAYIFLAMANIN MUCİZE FORMÜLÜ ÇÜRÜTÜLDÜ
Hızlı kilo vermenin mucizevi formülü olarak lanse edilen Altın Çilek, bugünlerde televizyonlarda, gazetelerde, internette sıklıkla karşımıza çıkıyor. Sporsuz ve diyetsiz zayıflama vaadiyle aktarlardaki kilosu 55-120 TL arasında değişen fiyatlarının yanında, altın çileğin her derde deva olduğu söylenen kapsulleri de birbirleriyle yarışıyor. Oysa yaşamımızın ve beslenme alışkanlığımızın tıpkı satranç oyunu gibi bir strateji sanatı olduğunu söyleyen diyetisyen Gizem Tutar, Altın Çileğin, zayıflatıcı veya yağ yakıcı etkilerinin bilimsel dayanağı olmadığını söylüyor. Tutar'a göre diüretik (idrar söktürücü) ve laksatif (ishal yapıcı) etkileri nedeniyle vücuttan su atımına neden olan altın çilek, kişilerde kilo verdiği yanılgısı yaratabiliyor. Altın çilekle vücuttan bir miktar su atılsa bile kaybedilen vücut ağırlığı yağ kitlesinden olmadığı için bu kilo kaybı geçici oluyor.

BİLİMİN GÖZÜNDEN ALTIN ÇİLEK
İşin aslında bu konuda yapılmış bilimsel çalışma sayısının oldukça yetersiz olduğunu söyleyen Tutar'a göre yapılan en eski bilimsel çalışmalar 1935 yılına dayanıyor ve bu çalışmanın sonuçlarına göre, altın çileğin iştah azaltmada az miktarda etkisi olduğu ortaya konuluyor. Kan sulandırıcı ve yüksek tansiyonu azaltıcı etkileri ise sadece hayvanlar üzerinde yapılan sınırlı araştırmada belirlenmiş olup, insanlar üzerinde böyle bir etkisi olup olmadığı net olarak bilinmiyor. Dünyanın birçok yerinde alternatif tıpta kullanılan Altın Çileğin Avustralya'da zehirli olarak bilindiğini söyleyen diyetisyen, olgunlaşmamış altın çilek meyvesinin hastalıklara ve ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini de ekliyor.
ALTIN ÇİLEKTEN UZAK DURMASI GEREKENLER
"Sağlıklı beslenme" kavramının "trendy" bir deyim olmaktan öteye geçip bir yaşam biçimine dönüşmesinin yolunun bilinçlenmekten geçtiğine değinen Tutarlı Diyet'in beslenme uzmanı ve yaşam koçu Gizem Tutar, yapılan bilimsel çalışmalar doğrultusunda, yurtdışından elde edilen verilere göre altın çilekten kimlerin, ne şekilde uzak durması gerektiğini şu şekilde anlatıyor:
1) Altın çileğin alt türlerinden birinin hafif kan sulandırıcı etkisi olabileceğinden ötürü, kan sulandırıcı ilaç alanların,
2) Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışmada, tansiyon düşürücü etkisi olabileceği düşünüldüğünden ötürü, hipotansiyon yani düşük tansiyon hastası olanların,
3) Patatesgillere alerjisi olanların,
4) Kronik ishal sorunu olanların,
5) Herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle diüretik etkili ilaç kullananların Altın Çilek kullanmamasını öneriyor.
"Altın Çilek" Zehir mi Mucize mi?
Diyetisyen ve yaşam koçu Gizem Tutar bu bilgilerin yanında, Altın Çilek'in yüksek lif ve C vitamini içeriği nedeniyle, meyve olarak tercih edilebileceğini söylüyor. Özellikle kabızlık problemi yaşayan kişilerin günde 10-15 gram kadar tüketebileceğini, altın çilek tüketimindeki anahtar noktanın hiçbir besinin tek başına bir mucize yaratamayacağının bilinmesi olduğunu söylüyor. 


Önceki tarif Next Post
Sonraki tarif Previous Post